Son Dakika Haberleri

İnsanlık tarihinin sonu geliyor


Albert Einstein  arıların neslinin tükenmesi durumunda insanların da 4 yıl içinde yokolacağını söylemesinin üzerinden yıllar geçdi ama görülüyorki bu sözün doğruluğunu tecrübe ederek öğreneceğiniz.


Durumun ne kadar ciddi olduğu, tarımda yaşanan üretim kayıplarından anlaşılacaktır. Tozlaştırma yani çiçeklerin bir birleri ile döllenerek çiçeğin meyve ve sebzeye dönüşme serüvenini bir arının bir günlük faaliyetini inceleyerek ancak kavrayabiliriz. Dünya tüketiminin en büyük olduğu Çin coğrafyasında tozlaştırmayı insan çokluğu ölçeğinde denediler ve ortaya komik bir okadarda trajik görüntüler çıktı.


Sişuan, Çin’in elma bahçesi. Nisan ayının ikinci yarısında, çalışacak yaştaki köylülerin hemen hepsi elma ağaçlarına tırmanıyor; 80 yuan (27 TL) yevmiye ve iki öğün yemek karşılığında, arıların işini yapıyorlar. Görevleri, elma çiçeklerini döllemek. İncecik dalların en ucundaki çiçeklere ulaşmak tabii ki cesaret ve beceri istiyor. Bu işe yıllarını vermiş tecrübeli köylüler, bir elma ağacının bütün çiçeklerini yarım saatte döllemeyi başarıyorlar. Bir bahçe sahibinin ortalama 100 ila 200 elma ağacı olduğu düşünülürse, işçi maliyetlerini karşılayabilmek için arı-insanlardan böyle bir performans isteniyor.

Niye arı-insanlar?
Peki insanlar neden bu işi arılara bırakmıyorlar?

Birinci sebep, dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi, Sişuan’da da arı nüfusunun azalması.

Hızla artan nüfusu beslemek ve iskân etmek için Çin’in tarım alanlarına ve dev şehirlere ihtiyacı var. Bunun için ormanlar, yani arıların doğal yaşam alanları yok ediliyor.

Ayrıca, zararlı böceklerle mücadele için bilinçsizce kullanılan kimyasallar arıları yok ediyor. Arıcılık yapan ve polenizasyon mevsiminde ağaç sahiplerine kovan kiralayan köylüler, arıları ölmesin diye Sişuan’dan uzak duruyorlar.

İkinci sebep, ekonomik. Köylüler, 15 günü geçmeyen polenizasyon mevsimini kaçırırlarsa, verimleri, dolayısıyla gelirleri çok düşüyor.

Üçüncü sebep, elle polinizasyonun daha garanti olması. Ağaç sahibi bu yolla hem her çiçeğin tek tek döllendiğinden emin oluyor, hem de pazarda en iyi fiyata alıcı bulan elma türüyle dölleme yapılabiliyor.

İşte bütün bu sebepler üst üste gelince, çok uzun yıllardır ‘arı-insanlar’ ağaçların tepesinde, akrobatik yöntemlerle tek tek çiçekleri döllüyorlar. Ancak, arılar gibi arı-insanların da sayısı hızla azalıyor. Çünkü, ekonomik zenginleşmeyle beraber, tarımda ücretler yükseliyor. Üretici işçi çalıştırlmakta zorlanıyor ve daha kârlı meyvelere dönmek için elma ağaçlarını kesiyor.

Amerikada bir grup girişimci, arıcılık faaliyetlerini bir adım öteye taşıdı. İki tır dolusu kovanla ülkenin her noktasına ilkbahar mevsiminde, arıları taşıyor ve büyük meyve bahçelerinde bu arıları kullanıyorlar. Tabi üretimdeki artış dünya ihracatında amerikanın büyük oynamasını açıklıyor. Artık organik ve akılcı mücadelenin böcekleri kullanmayla, yani doğanın gerçek dengesini sağlayarak oluştuğunu bir çok ülke anladı. Hatırlayın bir dönem ülkemize arı türlerini kaçırmak için turist görünümlü casuslar ortaya çıkmıştı.

Ülkemizde ise durum çok ciddi ve tehlikeyi şimdiden üretim azlığında ve kalitenin düşmesinden anlıyabiliyoruz. Anadolu toprakları tozlaşma için en iyi arı popülasyonunu üzerinde barındırıyor. Bu kadar çeşitliliğin bol olduğu başka bir ülke daha yok. Tarımda organik ilaçlama ve akılcı tarım faaliyetlerine yönelmessek çok daha zor günlerin bizleri beklediğini bilmeliyiz. 

Hiç yorum yok